Munzam Zarar Davalarındaki İçtihat Karmaşasına Anayasa Mahkemesi’nin Önemli Müdahalesi!

30.09.2025

29.09.2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi (AYM) kararı, munzam zarar davaları bakımından önemli bir dönüm noktasıdır (Caner Şafak Başvurusu, 2024/41763, 08.07.2025).

 

AYM, daha önce 2017’de verdiği 2014/2267 Başvuru Numaralı kararla, munzam zarar davalarında zararın ispatı için enflasyon farkını yeterli görmeyip “somut ispat” isteyen yerleşik Yargıtay içtihadının mülkiyet hakkını ihlal ettiğine hükmetmişti. Bu kararın ardından bazı Yargıtay Daireleri Anayasa Mahkemesi kararına göre içtihatlarını değiştirmiş olsa da özellikle Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve onu takip eden diğer Daireler, Yargıtay’ın yerleşik içtihadını uygulamaya devam ederek Anayasa Mahkemesi’nin hak ihlali kararını adeta görmezden geldiler.

 

Bugün yayımlanan kararında ise Mahkeme, munzam zarar davalarında Yargıtay’ın yerleşik uygulaması hakkında bir kez daha mülkiyet hakkının ihlali yönünde karar vermiştir. Ancak Mahkeme bu kez bununla yetinmemiş mülkiyet hakkıyla bağlantılı olarak Anayasa’nın 40. maddesinde düzenlenen “etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine” ve benzer çok sayıda dosyanın bireysel başvuru yoluyla AYM’ye taşınacağı öngörüsüyle davada vereceği kararın “pilot karar” olarak verilmesine hükmetmiştir. Böylece, Yargıtay’ın munzam zarar davalarında ısrarla sürdürdüğü uygulamanın, iç hukukta etkili bir hukuk yolu olmaktan çıktığı AYM tarafından ilan edilmiş oldu.

 

Aslında görünen o ki bu kararıyla AYM, Yargıtay’ın AYM kararına aykırı olarak sürdürdüğü uygulamaya elinden geldiğince müdahale etmeye, belki bu konuda TBMM’nin ve kamuoyunun dikkatini çekmeye ve belki de bu yöntemle Yargıtay içtihadının AYM kararlarına uygun şekilde değişmesini sağlamaya çalışıyor.

 

Öte yandan AYM, bu davada vereceği kararı “pilot karar” olarak ilan ederek, benzer durumdaki tüm munzam zarar davaları için ortak bir sonuç oluşturulması, bu şekilde Mahkeme üzerindeki yükün hafifletilmesi ve başvuruların daha hızlı sonuçlandırılmasını da sağlamaya çalışmıştır diyebiliriz.

 

Ayrıca bu davada verilecek kararın AYM tarafından pilot karar ilan edilmesi, esasen munzam zarar konusuyla ilgili yapısal bir problemin bulunduğu yönünde bir tespit de içermektedir. Peki nedir bu yapısal sorun?

 

Karara bakarsanız yapısal sorun TBK 122’de. Ancak bu tespit doğru değil. Asıl sorun, kanunu amacına uygun şekilde uygulamayan yerleşik yargı uygulamasında. Nitekim bu gerekçeyle AYM’nin üç hâkimi, davanın pilot dava ilan edilmesi yönündeki karara muhalefet şerhi yazmışlardır.

 

Sonuç olarak bu kararla AYM, şayet TBMM tarafından altı ay içinde yeni bir düzenleme yapılmazsa, ki sorun kanunda olmadığı için bir düzenleme yapılacağını sanmıyorum, AYM’ye bireysel başvuru yoluyla intikal eden, benzer koşullardaki tüm munzam zarar davalarını kapsayan ortak bir ihlal kararı vermiş olmaktadır.

 

Konuyla ilgili daha önce paylaştığımız "Munzam Zarar Davalarında İçtihat Karmaşası" başlıklı yazı için aşağıdaki linki inceleyebilirsiniz:

 

https://sozlesmeakademisi.com.tr/?p=blog&id=366&t=munzam-zarar-davalarinda-ictihat-karmasasi


29.09.2025

Prof. Dr. Umut Yeniocak

Hits: 2045
Paylaş